Vadi'nin Medya Penceresi
  • 17 Şubat 2020 Pazartesi

Depremden önce bina performansıyla ilgili çalışmalar yapılmalı

Elazığ ve Malatya'da yaşanan deprem büyük paniğe neden oldu.

Depremden önce bina performansıyla ilgili çalışmalar yapılmalı

Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği günlerde birçok vatandaş hayatını kaybetti. Peki, deprem öncesi alınabilecek önlemler neler? Konutlarımızı nasıl güvenli hale getirebiliriz? İşte detaylar. Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Cihan Beton Genel Müdürü Fatih Vardar ile depreme hazır olmak için neler yapabileceğimizi konuştuk. Topraklarımızın yüzde 75'inden fazlası deprem kuşağı üzerinde. Özellikle de nüfus yoğunluğunun olduğu yerler, birinci derece deprem kuşağı üzerinde diyerek sözlerine başlayan Fatih Vardar, "Bursa Doğu Anadolu ve bildiğiniz üzere Kuzey Marmara fay hattının olduğu bölgede yer alıyor. Bunun için depreme hazırlık olarak çok şey yapılması gerekiyor. Bursa'da şu anda 3 milyon nüfus var. Bu 3 milyon nüfusun da 750 bin konutu var. Bu konutların 200 bin adedi depreme dayanıklı değil. Özellikle 1999 depreminden önce yapılan yapıların, birçoğunun yapılacak olan deprem performansı testinden geçemeyeceği kanaatindeyim. Özellikle geçmiş yıllarda yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları şu anda durdu. Birçok bina yıkılmış durumda ve bekliyor" dedi.

ELAZIĞ'DA DEPREM 10 SANİYE DAHA SÜRSEYDİ, YIKICI ETKİSİ ÇOK DAHA FAZLA OLACAKTI

Çoğu binanın yıkılma anında bulunduğunu ve belli çalışmalar yaptığını belirten Fatih Vardar, Orada gördüm ki bu binalar depreme hazır değil. Çok kolay yıkıldı. Bu risk hala devam ediyor. Türkiye genelinde de bu risk var. Yaklaşık 18 milyon konut var. Çevre Bakanlığı'nın kayıtlarında da var. Yaklaşık 6.7 milyon konut depreme dayanıksız ve 1.5 milyon konutun da çok acil yeniden yapılması gerekiyor. Son depremde de yaşadık. Eğer Elazığ'da deprem 10 saniye daha sürseydi, yıkıcı etkisi çok fazla olacaktı. Yani depremin kısa sürmesi ölü sayısı ve yıkımı azalttı. Yapılan son açıklamaya göre binin üzerinde binanın yıkılması kararı verilmiş. Onun için gerek Bursa'mız da gerek Türkiye'mizde çok acil olarak bu önlemlerin alınması, kentsel dönüşümlerin çok hızlı başlaması gerekiyor. Biz artık bu deprem stresinden ve korkusundan uzaklaşalım. Bu çalışmalar 99 yılından itibaren yapılmaya başlandı ama çok hızlı bir yol aldığımız söylenemez. Özellikle kamu kuruluşları, okullar, camiler ve hastaneler çok öncelikli. Çünkü insanlar bu bölgelerde çok yoğun. O yüzden buralar hızlıca elden geçirilmeli ifadelerine yer verdi.

Vardar, Özellikle 90'lı yıllarda yapılan binaların geçirdiği depremlerden sonra oralarda yapılan binaların araştırmalarında hem hazır beton birliği laboratuvarlarında hem de üniversitelerin çalışmalarında görüldü ki orada kullanılan betonların birçoğu C6 veya C8 mertebesinde. Yani bugün minimum C30 olması gereken beton değerlerinin, C8 ya da C6 olması demek neredeyse 3'te 1 oranındaki mukavim binaları taşımaya çalışıyorlar. Bu da demektir ki en küçük depremde binaların yerle bir olmasına sebep oluyor. O yüzden öncelikle binaların taşıyıcı kısımlarının ve komple binaların depreme dayanıklı olup olmadıklarının ölçülmesi gerekiyor. Yani binanın performansıyla ilgili çalışmalar yapılması gerekiyor şeklinde konuştu.

AVRUPA'NIN EN BÜYÜK BETON LABORATUVARINI OLUŞTURDUK

Fatih Vardar, Yönetim Kurulu üyesi olduğum Hazır Beton Birliği uzun yıllardır çalışmalar yapıyor. Türkiye'de üretilen betonların yüzde 65'inin kontrolü KGS ile ve G belgesiyle birlik tarafından sağlanıyor. Hazır Beton Birliği Türkiye'de hazır beton konusunun gelişmesi için önemli çalışmalar yapan ve standartların oluşmasına yardımcı olan, kaliteli elemanlar yetiştiren ve eğitimler veren bir birliktir. Türkiye Hazır Beton Birliği ismini Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye ismini kullanıyor. Aynı zamanda Türkiye Hazır Beton Birliği, Avrupa Hazır Beton Birliği Başkanlığını da yürütüyor. Birliğin Yıldız Teknik Üniversitesi'nin Davutpaşa Kampüsü'nde bir AR-GE laboratuvarı var. Bu laboratuvarda son yıllarda İstanbul Kalkınma Ajansı ile yaptığımız çalışmalarda yaklaşık 1.7 milyonluk bir proje ile Avrupa'nın en büyük beton laboratuvarını oluşturduk. Bu laboratuvarda binaların deprem performansını ölçüyoruz. Burada biz birlik olarak özellikle sanayi yapılarının, etkilenmesi durumunda bu deprem performansına önem vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Bunun için Hazır Beton Birliği doktora yapmış ve yüksek mühendisler ile beraber bu konuda çalışmalar yapılıyor. Binanın ne kadar ömrünün kaldığı belirleniyor. Binadan örnekler alınıyor, röntgeni çekiliyor, demirlerin pas payları ölçülüyor. Yeniden bir statik hesaplamayla beraber, o binanın hangi şiddete ne kadar dayanacağı ortaya çıkarılıyor. Bu konuda sanayi bölgesi olan Marmara Bölgesi'nde çalışmaya hazır bir birliğimiz var. Ben bütün vatandaşlarımızın bunlardan yararlanmasını istiyorum dedi.