
GÜNEŞ ve AY
Zikir Ehli
Zikir, tüm ibadetlerin sultanıdır. Zikir vasıta emirlerin içerisinde, en büyük ibadettir.
Kamer 17 de Allah, Biz bu Kur-an ı zikir için kolaylaştırdık. Buna rağmen tezekkür eden, ibret alan var mı. diyor. Kuran ın bir diğer adı ise zikirdir.
Hicr 9 da Allah buyuruyor ki:
15/HİCR-9: İnna nahnu nezzelnez zikre ve inna lehu le hafizün (hafizüne). Muhakkak ki, zikri (Kuran-ı Kerim i) Biz indirdik. Onun koruyucuları (da) mutlaka Biziz. Kur an tilaveti, namaz kılmak ve Allah isminin kalpte tekrarı olan Zikrullah. Bu üç ibadetin mukayesesi Kur-an da yapılmaktadır. Ankebüt 45 te en büyük ibadetin zikrin yani Allah isminin kalpte tekrarı olduğu ifade edilmektedir.
29/ANKEBÜT-45: Utlu ma ühıye ileyke minel kitabi ve ekımıs salat (salate), innes salate tenha anil fahşai vel munker (munkeri), ve le zikrullahi ekber (ekberu), vallahu ya lemu ma tasneün (tasneüne).
Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salatı ikame et (namazı kıl). Muhakkak ki salat (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allahı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.
Zikrin en büyük ibadet olmasının sırrı kesintisiz yapılabilen tek ibadet olmasındandır. Müzemmil 8 de zikir farz. Ahzap 41 de çok zikir farz. Nisa 103 de daii zikir farzdır.
Nebiler sultanı Peygamber Efendimiz: Zikirle şeytanın kapısını kilitleyiniz diye buyuruyor. Daimi zikre ulaşan ve kalbi 14 kademe müzeyyen olan kişi için şeytanın kapısı artık daimi kilitlidir. Yani şeytan artık o kişiye tesir edemez. İşte bu sebeple şeytan Herkesi saptıracağım. dediği zaman Allah İhlas sahibi kullarım müstesna diye buyurmuştur.
İhlas sahibi kul, şeytanın kapısını zikirle kilitleyen kuldur. İhlas sahibi kul kalbi 14 kademe müzeyyen olan kuldur.
Şeytanın kapısını kilitleyen zikir ehli için Allah, Bilmiyorsanız zikir ehline sorun Diye buyuruyor. Henüz şeytanın kapısını kilitlemeyen bir insana soru sorduğunuzda, her an şeytanın devreye girme riski söz konusudur.
Daimi zikre ulaşıp şeytanın kapısını zikirle kilitleyen insan ise bir tek Allah tan beslenir. Kendisine sorulan soruyu bilmiyorsa ehli tezekkür olması nedeniyle soruyu o an Allah a sorup aldığı cevabı sorana iletir.
Enbiya 7 de Bilmiyorsanız zikir ehline sorun. derken Allah, Kur-an ın zikir ehliyle öğrenileceğini bildirmektedir. Kuran-ı Kerim in hidayetle okunması ancak zikir ehli vasıtasıyla gerçekleşmektedir.
Ai İmran 7 de Allah, Kur-an ın muhkem ve müteşabih ayetlerden oluştuğunu, kalbinde eğrilik olanların müteşabih ayetleri istekleri doğrultusunda yorumlayarak insanların arasında fitne ve fesada sebep olduğunu ifade etmektedir.
Rabbimiz kurtuluşta olan iki grubu daha bu ayette açıklamaktadır: İlimde rusuh sahibi olanlar derler ki muhkem ve müteşabih ayetler Allahtandır. Biz onları tezekkür edemeyiz. Tezekkür edebilme yetkisi sadece ulül elbaba (zikir ehline) verilmiştir.derler.
3/ALİ İMRAN-7: Huvellezi enzele aleykel kitabe minhu ayatun muhkematun hunne ummul kitabi ve uharu muteşabihat(muteşabihatun), fe emmellezine fi kulübihim zeygun fe yettebiüne ma teşabehe minhubtigael fitneti vebtigae te vilih(te vilihi), ve ma yalemu te vilehü illallah(illallahu), ver rasihüne fîl ilmi yekülüne amenna bihi, kullun min indi rabbina, ve ma yezzekkeru illa ulül elbab(elbabi).
Kitabı sana indiren Odur. Onun bir kısmı muhkem (hüküm ihtiva eden, manası açık olan) ayetlerdir, onlar Kitabın esasıdır ve diğerleri, muteşabihtir (yoruma açık ayetlerdir).
Fakat kalplerinde eğrilik (batıla meyil) bulunanlar, bu sebeble muteşabih olanlara (yorum gerektirenlere) tabi olurlar. Ondan fitne çıkarmak için, onun te vilini (yorumunu) yapmak isterler. Ve onun te vilini Allahdan başka kimse bilmez ve ilimde rusuh sahipleri ise: Biz Ona iman ettik, hepsi Rabbimizin katındandır. derler, onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulül elbab (daimi zikrin ve sırların sahipleri) (tezekkür edebilir).
Zikir ehli her şeyi bilir mi, Hayır, bilmez. Bilmesine de gerek yoktur zaten.
Zikir ehli, her şeyi bilen Allah a sorma yetkisine de sahip olduğu için her zaman sualimizi Ona sorabiliriz. Allah Zumer 9 da Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu. Bunu ancak ulül elbab tezekkür edebilir.diyor.
39/ZUMER-9: Em men huve kanitun anael leyli saciden ve kaimen yahzerul ahırete ve yercü rahmete rabbih(rabbihi), kul hel yestevillezine ya lemüne vellezine la ya lemün(ya lemüne), innema yetezekkeru ulül elbab(elbabi).
Gece boyunca secde ederek ve kıyamda (ayakta) durarak kanitin olan, ahiretten çekinen (korkan) ve Rabbinin rahmetini dileyen mi. De ki: (Hiç) bilenle bilmeyen bir olur mu. Ancak ulül elbab (daimi zikir sahipleri) tezekkür eder.
Her devirde en üst seviyedeki zikir ehli devrin imamıdır. Devrin imamı Allah ın tasarrufundadır.
Allah Kıyame 19 da: Kuran ın her devirde açıklaması Bizim üzerimizedir. buyurmaktadır. Allah, her devirde Kur-an ın açıklamasını devrin imamının lisanıyla gerçekleştirmektedir.
75/KIYAME-19: Summe inne aleyna beyanehu. Sonra O nun beyanı (açıklanması) muhakkak ki Bize aittir. Zikir ehline ulaşmak, kalben Allah a ulaşmayı diledikten sonra hacet namazıyla Allah tan sormakla mümkündür.
Allah, her huşu sahibine mürşidini göstereceğini söz vermiştir. Kişiye gösterilen devrin imamı ya da kavim resulü ya da veli mürşit, o kişi için Allah tan kopması mümkün olmayan sağlam bir iptir.
3/AL-İ İMRAN-112 Duribet aleyhimuz zilletu eyne ma sukıfü illa bi hablin minallahi ve hablin minen nasi ve baü bi gadabin minallahi ve duribet aleyhimul meskeneh (meskenetu), zalike bi ennehum kanü yekfurüne bi ayatillahi ve yaktulünel enbiyae bi gayri hakk (hakkın), zalike bima asav ve kanü ya tedün(ya tedüne).
Onların üzerlerine, nerede olurlarsa olsunlar zillet (alçaklık) damgası vurulmuştur. Ancak Allah ın ipine (Sıratı Mustakim) ve insanlardan bir ipe (Allah a ulaştıracak olan mürşide) sarılanlar (ulaşanlar), müstesna. (Onlar) Allah ın gazabına uğradılar ve üzerlerine MESKENET (miskinlik) damgası vuruldu. İşte buna sebep, onların kesinlikle Allah ın ayetlerini inkar etmiş olmaları ve haksız yere peygamberleri öldürmüş olmalarıdır. İşte bu, onların (Allah a) isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandı.
Cebrail AS bir Ramazan gününde, asaleten devrin imamı olan Hz Muhammed SAV efendimize gelerek ikindi vakti orucun açılmasını emrediyor. Hz Muhammed SAV efendimiz ve onun sadık bendeleri sahabe anında emre itaat ederek yemek yemeye başlıyorlar. Bir kişi Kur-anda ikindi vakti orucun açılmasına dair kesin bir hüküm yoktur diyerek karşı çıkıyor. Hz Muhammed SAV efendimiz karşı çıkan kişinin münafık olduğunun işaretini veriyor. Mürşidi (Ehli zikri) gerek görmeyenler bu vasfın sahibidir. 17.01.2012









