DOĞANKENT- °C

Mustafa Kemal Paşa nın Giresun Ziyareti

Ayhan Yüksel / Köşe Yazarı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt


Hakikatin ifadesi olan Giresun gençliğini tebrik ederim. Afyon Karahisar, Dumlupınar da sizin uşaklardan da vardı.

Mahmut Goloğlu, 1924 yılında bazı iç olayların yanında İngilizler in Musul dan başka Hakkari den de toprak talebi ile başlayan dış olayların huzursuzlukları arttırdığını, bu sırada Mustafa Kemal Paşa nın. bütün düşünceli ve kuşkulu zamanlarında olduğu gibi, devrimlerinin ve başarılarının en büyük desteği ve kaynağı olan halka gitmek, halkla konuşmak, onu iç ve dış tehlikelere karşı uyarmak, hazırlıklı ve uyanık bulundurmak, böylece çabalarının dayanağı olan milli birliğin zayıflamasını önlemek, hatta daha da güçlendirmek için Meclis in tatile girmesinden yararlanarak yurt gezisine çıktığını ifade eder.

Nitekim, 30 Ağustos 1924 te Dumlupınar da Başkomutan Savaşı nın ikinci yıldönümü törenlerine katılmış, ardından Bursa ya gitmiş, 11 Eylül 1924 te Bursa nın kurtuluşu münasebeti ile savaşları anlatmış, buradan Mudanya ya geçmiş, Hamidiye kruvazörüne binerek İstanbul a uğramadan Karadeniz yolculuğuna çıkmıştır. Bu seyahatte kendilerine Peyk-i Şevket zırhlısı eşlik etmiştir.

Mustafa Kemal Paşa, 15-17 Eylül 1924 te Trabzon u, 17-18 Eylül 1924 te Rize yi, 19 Eylül 1924 Cuma günü de Giresun u ve Ordu yu ziyaret etmiştir.

İşte, Işık gazetesinin Reisicumhur Gazi Paşa nın Giresun umuzu Teşrifleri başlığı ile verdiği Giresun ziyaretinin ayrıntıları:

Sabah Erken

Gece erken yatanlar sabahleyin şafak sökmeden çarşıya inmişlerdi. Hiç uyumayanların mahmurluğu gözlerinden belli idi. Ufuktan iki duman göründü. Herkes telaşlı ve heyecanlı. Bugün Giresun en büyük, en tarihi ve en coşkulu gün geçirecekti. Bir haftadan beri yapılan bütün tertipler bunları göstermiyor muydu. Halkın katılımı müthişti.

Yüz binlerce halk sahillere dökülmüş, caddeleri doldurmuştu. Halk Reisicumhurunu, Gazi Paşasını görmek ve alkışlamak için sabırsızlanıyordu. İskeledeki zafer takı altından itibaren Mithat Paşa Oteli ne kadar yapılan halılar oralara bir heybet vermişti. Banka ve Acenteler Dairesi iskeleyi ayrıca süslemiş bulunuyordu. Fındık fabrikalarının üstleri kadınlarla dolmuştu.

Limana Ulaşma

Kayıklar harekete geçmişti, Paşa Hazretlerine tahsis edilen kayık seyredilecek derecede süslenmişti. İçinde kürek çeken sekiz güçlü kuvvetli kayıkçı gençler siyah zıpkalar üzerine beyaz gömlekler giymişler ve ayaklarına tığ gibi çapulalar çekmişlerdi. Bu gürbüz kayıkçı gençlerimiz hakikaten çok çeviklik gösteriyorlardı. Alaturka saat bir buçukta Peyk-i Şevket zırhlısı ve ikide bando mızıkanın sesleri arasında Hamidiye demir attı. Karşılama heyeti vapura kadar gitmişlerdi. Yirmi dakika sonra top sesleri arasında Paşa Hamidiye den ayrıldı.

Fotoğrafçılarda telaş başlamıştı. Alaturka saat tam iki buçukta iskeleye hareket edildi.

İskeleye adım atar atmaz bir kurban kesildi. Feridunzade İsmail Bey, Paşa ya mahsus kayıkla çıktılar. İskeledeki heyet takdim edildi. Paşa çok iltifatlarda bulundu. Piyade ve jandarma subayları ve askerler iskelede yerlerini almışlardı. Nasılsınız askerler diye hatır sordu.

Halkın İçine Karışırken

Mithat Paşa Oteli nin köşesini takiben yerlerini tutmuş olan halk Paşa yı görür görmez bir alkış tufanı koptu ve yaşa büyük halaskar nidaları göklere yükselmeye başladı.

Bilgi Yurdu nun yılmaz gençleri bütün meydanı çınlatıyorlardı.

Giresun tüccarları, Görele ve Tirebolu Heyetleri (mebus Hacızade Tahir Efendi, Habibzade Rahmi Efendi, Hacışabanzade Halil Rıfat Bey, kaymakam bey, belediye reisi Hacıibrahimoğlu Emin Bey, Hacıibrahimzade Ahmed Lütfi Efendi, Nakibzade Mahmud Efendi, Naibzade İsmail Efendi, Hacıibrahimzade Kamil Efendi, Reji müdürü Mustafa Efendi, Zaimzade Salih Efendi), Görele Heyeti, Yolağzı, Bulancak belediyesi reisleri, memurlar, mektepler, Bilgi Yurdu, Hilal-i Ahmer, Muallimin Cemiyeti, İhtiyat Zabıtan Cemiyeti, manifaturacılar esnafı ve bütün sanat erbabı, belediyenin bir başına kadar bayraklarıyla saf teşkil etmişlerdi. Paşa herkese derin bakışlarıyla iltifatlarda bulundu. Ellerini sıktı. Orta Mektep Müdürü Necati Bey e mektebin mevcudunu sordu. Ve yaşa yüz binlerce yaşa, büyük Paşa nidaları ve alkış tufanları arasında belediyeye girdiler.

Belediyeden Sonra Halk Fırkasına

Bir süre belediye dairesinde istirahat buyuruldu. Osman Ağa nın küçük oğlu Mustafa yı yanına kabul ederek maşallah büyümüşsün dediler. Belediyede fotoğraflar alındı.

Vali Rıfat Bey i yanına çağırarak kendilerini hükümet konağında kabul edeceklerini söylediler ve sonra da Halk Fırkası ziyaret edildi. Burada kahveler içildikten sonra hükümet konağına doğru hareket edildi.

Hükümet Dairesinde

Muazzam marokenli loş salonda Gazi Paşa beş-on dakika kadar istirahat ettiler. Salonun penceresinden denizin ve karşı sahillerin manzarasını seyrettiler. Paşa nın hükümet salonunda öyle bir oturuşu vardır ki görülecek şeydi. Ne tesirli bakışlar ve ne büyüleyici sima.

Memurlar kabul edilmeye başlandı. Sıra ile adliye, maliye, nafıa, jandarma subayları tanıştırıldı.

Jandarma kumandanının adliyeden şikayet etmesi üzerine Cinayet Müddeiumumisi çağrıldı. Valiye jandarma ile adliye arasındaki yanlış anlatılmadan doğan meselenin kaldırılmasını emretti. Bundan sonra jandarma mektebi subayları, sonra muhasebe-i hususîye memurları, polis komiserliği kabul edildi. Dilekçeler alındı.

Bilgi Yurdu Önünde

Merasim programı hazırlanırken Bilgi Yurdu Heyeti hiç bu işlere karıştırılmamıştı. Fakat Paşa Hazretlerinin kalbinde en büyük izi yine Bilgi Yurdu bırakmıştır. Hükümet Konağından dönerken Hazine Vekili Hasan Fikret Bey, yazıhanesi balkonundan Paşa ya hitaben bazı sözler söylemiştir. Hükümet kapısında kendisine birkaç dilekçe daha sunulmuş ve bunlar gereğinin yapılması için Valiye verilmiştir.

Gazi Paşa Yurd binasının önünden geçerken gençler adına Doktor Necdet [Otaman] Bey Göz Yaşlarıyla Dinlenen çok heyecan verici nutuk söylemişlerdir. Nutuk başlarken yurdun formasını giymiş iki genç Süreyya ve Sırrı Beyler Bilgi Yurdu ismini taşıyan merasim bayraklarıyla Paşa nın önünü kesmişlerdi. Bu sırada Yurt binasından Paşa nın üstüne konfetiler yağıyordu.

Mustafa Kemal Paşa,  Hakikatin ifadesi olan Giresun gençliğini tebrik ederim. Afyon Karahisar, Dumlupınar da sizin uşaklardan da vardı sözünü Dr. Necdet Bey e verdiği cevap sırasında söylemiştir.

Bilgi Yurdu kapısında bekleyen Heyet Mustafa Kemal Paşa ya buyurunuz demişler ve bütün heyet yurda girmişlerdir. Bu sırada Yurdun piyanosu çalmaktadır. Paşa, piyanonun yanında yeşil kanepeye oturmuşlar ve Yurd Heyeti kendisine takdim edilmiştir. Yurd binasını beğenmeyen Paşa yalnız bir salonunuz mu var. demesi üzerine kendilerine izahat verilmiş ve bu binaya ne için gelindiği ayrıntılarıyla anlatılmıştır.  Emval-i metrüke binalarından müsaid bir bina var mıdır. diye sormuşlar ve Valiye işaretle yanlarına çağırmış  ne için gençlere istedikleri binayı vermediniz demiştir. Soru üzerine birçok mazeretler söyleyen Vali, kendisini haklı çıkarmak istemiş, birçok derelerden su getirmiş ise de Paşa nın kesin emirlerine karşı para etmemiştir. Ben Maliye ile anlaşırım siz bu binayı gençlere verin diye Giresun gençlerini mutluluklar içinde bırakmıştır. Paşa Hazretleri bu konuşma sırasında gençlere Ne için tek bir isim altında çalışıyorsunuz. Yeni binaya taşındıktan sonra isminizi Türk Ocağı na çevirin demişlerdir. Daha bazı özel sohbetlerde bulunduktan sonra Paşa, Bilgi Yurdu ndan bu kadar kuvvetli ve zinde bir gençlik içinde kendimi gördüğümden dolayı bahtiyarım  sözleriyle ayrılmışlardır.

Paşalarına doymayan gençlik, senelerin hasreti bir iki saatle tükenir mi Paşam. Niçin bizi çabuk terk ediyorsunuz sözleri arasında alkış tufanlarıyla Bilgi Yurdu ndan ayrılmıştır.

Konağa Hareket

Valinin oturduğu muazzam bina Reisicumhur Hazretlerine ayrılmıştı. Bu bina günlerden beri düzenlenmiş ve gerekli eşyalar yerleştirilmişti. Bilgi Yurdu ndan sonra yaya olarak konaklarına teşrif ettiler. Yol boyunda Tacağlızade Temel ve Hacı Ahmedzade Hafız Ömer Efendiler in evleri halılarla donatılmış ve pencerelerden Paşa nın başına konfetiler saçılmıştır.

Paşa, konağında kaldığı sürede kazalardan gelen heyetleri, memleket tüccarlarını kabul etmiştir.

Jandarma Mektebinde

Paşa, konağından çıktıktan sonra yolunda bulunan Jandarma Mektebini ziyaret etmiş, memleketin intizamından duyduğu memnuniyetini ifade etmişlerdir. Mektebin kapısında otomobile binilmiş ve Pehlivan İsmail Ağa nın Paşa  sedaları arasında otomobil hareket etmiştir.

Askerlik Şubesinde

Jandarma Mektebi nin önünden otomobille hareket edildikten sonra Sinema Caddesi takip edilmiş, çok yavaş yürüyen otomobilin peşinden yüzlerce halk topluluğu Askerlik Şube Dairesi nde toplanmıştır.

Şubeye çıkılmış, orada da birçok müracaatlar kabul edilmiştir. Tekrar otomobile binilerek hareket edilmiştir.

Belediye Önünde Bekleme

Paşa Hazretleri belediye önünde otomobilinden inmişler ve iskeleye kadar olan mesafeyi yaya olarak yürümüşlerdir. İskeleye gelmezden evvel Yıldız Lokantası nın Fransızca yazılı levhası dikkatini çekmiş, derhal indirilmesi için emir vermişlerdir. İskeleden sonra birinci zafer takının önünde yerlere kapanarak Paşa nın yanına birisi yaklaşmıştır. Paşa derhal durmuştur. Titreyen elleriyle Paşa ya bir kağıt uzatan bir adam aynı zamanda söyleniyordu. Üç günden beri çoluk çocuk aç yatıyoruz. Mavnalarımızı işe karıştırmıyorlar Paşam diyor ve devamlı ağlıyordu. Paşa, Validen meselenin açıklanmasını istedi. Sonra mavnaların suya inmesini ve iş görmelerine emir verdi. Kayıkçı tekrar Paşa nın ayaklarına kapandı.

İskelede

Bütün memleket halkının alkışları arasında iskeleye ulaşan Paşa Hazretleri, iki taraflı duran halkın ellerini sıkmış ve istimbotlarına binerek yine yaşa sedaları arasında iskeleden uzaklaşmışlardır.

Giresun Limanından Ayrılma

İstimbot ilerlerken limanda bulunan Millet vapuru devamlı düdüğünü öttürerek selamlıyordu. Hamidiye ye yanaşırken karadan torpidolardan toplar atılmaya başlamış ve vapurlar alaturka saat altı da hareket etmiştir.

Musika Çalarken

Bando ve mızıka vapura kadar giden heyeti selamlamaya başlamış ve Paşa yı uğurlamaya giden heyet vapurlar kalktıktan sonra kayıklarıyla iyice uzaklaşmışlar, mendiller sallamak suretiyle Paşa yı selamlamışlardır. Paşa Hazretleri karşılık vermiştir. Bu sırada Latife Hanım güvertede görünmüşlerdir.

Latife Hanım Vapurdan Çıkmadılar

Giresunlular, Latife Hanım ı görmek şerefine erişememişlerdir. Laife Hanım, vapurda bir parça üşütmüş olmasından dolayı Giresun a çıkamamıştır. Sıtmadan da rahatsızmış.

Kadınlardan oluşan bir heyet Latife Hanım ı vapurda ziyaret etmişlerdir. Heyetle çok samimi sohbet etmişler, Mayıs ayında Giresun a geleceğini dair söz vermişlerdir.

İzlenimler

Giresun, Paşa sına doymadı. Dört saat, gürültüler, heyecanlarla geçen dört saat yeterli değildi. Bütün yapılan hazırlıklar boşuna gitti. Giresun, Paşa yı birkaç gün sinesinde taşımak şerefine erişemedi. Bununla birlikte Giresunluları bir şey teselli ediyordu. İlk fırsatta tekrar Giresun a geleceğim diye Paşa Hazretlerinin vaat etmesi.

KAYNAKLAR: Giresun da Işık, nr. 101 (24 Eylül 1924), Mahmut Goloğlu, Devrimler ve Tepkileri (1924-1930), İstanbul 2006, s. 64-65, Oktay Karaman,  Bilgi Yurdu Derneği ve Türk Ocağı Giresun Şubesi, Yeşilgiresun Gazetesi ne Göre Cumhuriyetin İlk Yıllarında Giresun, Giresun 2003, s. 22, Sezai Balcı, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ün Giresun u Ziyaretleri, Giresun Tarihi Sempozyumu (30-31 Mayıs 1996), İstanbul 1997, s. 352-354.



Okunma: 379
YAZARLAR
YÖREMİZ HABER